DEM Parti’den 1 Eylül’de barış çağrısı: “Artık barışı inşa etmekten başka şansımız yok”
DEM Parti saymanı Abdülkadir Eren ve parti üyesi Mehmet Emin Özkan, DEM Parti adına yaptıkları 1 Eylül Dünya Barış Günü açıklamasında demokratik çözüm ve kalıcı barış çağrısında bulundu.
DEM Parti saymanı Abdülkadir Eren ve parti üyesi Mehmet Emin Özkan, DEM Parti adına yaptıkları 1 Eylül Dünya Barış Günü açıklamasında demokratik çözüm ve kalıcı barış çağrısında bulundu. Açıklamada, “Barışı müzakere ve mücadeleyle el ele vererek hep beraber inşa edeceğiz” ifadelerine yer verildi.
DEM Parti adına açıklama yapan parti saymanı Abdülkadir Eren ve parti üyesi Mehmet Emin Özkan, savaşların yol açtığı toplumsal acılara dikkat çekerek barışın toplumun bütün kesimlerinin katılımıyla kurulması gerektiğini vurguladı.

Açıklamada, demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılması, geçmişte yaşanan acılarla yüzleşilmesi, kadınların eşit katılımının sağlanması ve emekçilerin haklarının korunması yönünde talepler dile getirildi. DEM Parti adına yapılan açıklamanın tamamı şöyle:
“Çok bedel ödendi, çok acı çekildi”
“Barışın yolunun acıyı görmekten, duymaktan, konuşmaktan, tanımaktan geçtiğini yılların deneyimleriyle öğrendik. 40 yılı aşkın bir süre içinde çok bedel ödendi, çok acı çekildi.
Yıllardır haber almayı bekledikleri sevdiklerinin, dostlarının, evlatlarının taziyelerinin kurulduğu bir zamanda, bu acıyı paylaşıyoruz ve başsağlığı dilemeyi bir borç biliyoruz.
Bir ömür bütün yaşamını Kürt halkının temsili için vermiş koca bir çınar, sürgünde, hapiste Kürt halkının sesini ilk duyuran isimlerden değerli Mehdi Zana’yı saygı ve minnetle anıyoruz.
Bu coğrafyada yitirilen tüm canları, barış için ‘yüreği elinde dolaşırken’ çok erken yitirdiğimiz Sırrı Süreyya Önder şahsında bir kez daha anıyoruz ve onlara sözümüz barışı bu topraklarda inşa etmek olsun.
Bir daha asla, şimdi barış zamanı.
ŞİMDİ BARIŞ ZAMANI / DEM DEMA AŞTIYÊ YE”
“Buna gücümüz de var, inancımız da”
“Artık barışı inşa etmekten başka şansımız yok. Buna gücümüz de var, inancımız da.
Tüm dünya halkları için barışın günü olan 1 Eylül’ü 2026 yılında onurlu barışı inşa etmenin iradesiyle karşılıyoruz.
Üçüncü Dünya Savaşı’nın arifesinde olan böylesi bir dönemde daha fazla barış demeye ihtiyacımız var.
Bugün gerek dünyada gerek ise bölgemizde emperyalist-kapitalist sistemin hegemonya kavgası nedeniyle 3. Dünya Savaşı olarak nitelendirilen bir savaş dünya halklarına dayatılıyor.
Dünya’nın içerisinden geçmiş olduğu bu çatışmalı dönem, Ortadoğu’da ve Türkiye’de birçok gelişmeye sebep olmuştur. Suriye’de yaşanan siyasi gelişmeler, iktidar değişimi, ABD, İsrail ve İran arasındaki savaş, İsrail’in Filistin’e dönük soykırım saldırıları, egemen güçlerin paylaşım savaşındaki sınır tanımazlığını açığa çıkarmıştır. Rusya ve Ukrayna savaşında olduğu gibi bugün bölgesel ve küresel hegemonik güçlerin silahlanma ve hibrit savaş yöntemleri, NATO ve benzeri ortaklıklarla savunma adı altında silahlanan ülkelerin emperyalist-kapitalist sistemin içinde olduğu krizi aşma biçimleri olarak sürüyor.”
“Barışın tüm halklar için hayati önemde olduğu ortadadır”
“Bu bağlamda Sayın Abdullah Öcalan’ın 27 Şubat Barış ve Demokratik Toplum çağrısı başta Ortadoğu olmak üzere dünya halklarının barış ve kardeşlik temelinde demokratik, eşit ve özgür bir arada yaşamın çözümünü sunmuştur. Kürt meselesinin demokratik temelde çözümü, demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılması barışın inşası ve toplumsallaşmasını sağlayacaktır. 2 yıllık bir süreçte yaşanan çatışmasızlıkla birlikte ölümlerin olmaması bu süreç açısından oldukça önemlidir. Savaşa ve çatışmalı süreçlere karşı barışın yaşattığı gerçeğini deneyimlediğimiz bu tarihi eşikte barışın tüm halklar için hayati önemde olduğu ortadadır.
SAVAŞA HAYIR BARIŞ HEMEN ŞİMDİ”
“Barışı müzakere ve mücadeleyle inşa edeceğiz”
“Barışı müzakere ve mücadeleyle el ele vererek hep beraber inşa edeceğiz.
Savaş; emeğin daha çok sömürülmesi, yoksulluğun derinleşmesi, toplumsal servetin silahlanmaya aktarılması, kadınların, çocukların, gençlerin ve toplumun en kırılgan kesimlerini kuşatan şiddettir.
Egemen güçlerin halklara ve ezilenlere dayatmış olduğu savaş, yıkım, soykırım gerçeğini örgütlü mücadelemizle boşa çıkartacağımız bu 1 Eylül’ü savaşın yerine barışı, yıkımın yerine özgür ve eşit yaşamı inşa edeceğimize olan inancımızla karşılıyoruz.
Kürt halkının, varlık mücadelesini sürdürdüğü bu yüzyılda varlığı tanınmış, bundan sonrası için de barışın inşası ve toplumsallaştırılmasının önü açılmıştır.
Gün oluşan bu zemini büyütmenin,
Çoklu mücadele alanlarımızı çoğaltmanın,
Örgütlü mücadelemizle tüm inançları, kimlikleri, dilleri kapsayacak Barış ve Demokratik Toplumu inşa etme günüdür.”
“Kadınların eşit katılımı olmadan gerçek bir barış kurulamaz”
“Ve biliyoruz ki;
Kadınların sözü, iradesi ve eşit katılımı olmadan gerçek bir barış kurulamaz.
Silaha ayrılan her kaynak eğitim, sağlık, sosyal güvenlik ve kamusal hizmetlerden çalınıyor. Ekmeğin, aşın, işin olmadığı yerde onurlu bir barış olabilir mi?
Barış, sermayeye teslim etmediğimiz yaşam alanlarımızla, meralarımızla, nehirlerimiz, dağlarımızla büyür.
Emperyalist saldırganlığa da baskıcı otoriter rejimlere de hayır diyerek, kendi geleceklerini çocukların, kadınların, milyonların ve doğanın sömürülmesine bağlayanlara en güzel cevap, eşit olarak barış ve kardeşlik içinde yaşanacak yeni bir dünya yaratmaktır. Bu inşayı tüm işçilerin, emekçilerin, kadınların, gençlerin, tüm ezilenlerin yaşadığı haksızlıkların, eşitsizliklerin, sömürünün son bulmasıyla gerçekleştireceğiz.”
Demokratik siyaset ve geçmişle yüzleşme çağrısı
“Bunun için;
Demokratik siyasetin önündeki engellerin kaldırılması elzemdir.
Sayın Öcalan’ın özgür çalışma koşullarının oluşturulması hayati önemdedir.
50 yıllık çatışmalı süreçte hakikatlerin açığa çıkarılarak yaşanan toplumsal acılarla yüzleşilmesi ve onarıcı adaletin sağlanması barışın inşasında olmazsa olmazdır.
Siyasi tutsakların amasız, fakatsız özgürlüklerine kavuşması gerekmektedir.
Kadına yönelik her türlü şiddet ve ayrımcılığın son bulmasıyla mümkündür.
Çocukların anadillerinde özgürce yaşamaları sağlanmalıdır.
Güvencesizliğe, esnek çalıştırılmaya, iş cinayetlerine, KHK zulmüne dur denmelidir.
Doğayla barış sağlanarak ekolojik kırıma son verilmelidir.”
“Barışı inşa etmeye ve toplumsallaştırmaya çağırıyoruz”
“Türkiye’de barışın hiç olmadığı kadar yoğun konuşulduğu bu dönemde gerekli olan demokratik siyaseti yürütmek ve barışı inşa etmek her birimizin sorumluluğunda olduğu gibi bu uğurda yitirdiklerimize verilmiş sözümüzdür.
Demokratik, ekolojik ve kadın özgürlükçü Demokratik Cumhuriyet paradigması çerçevesinde inşa edilecek olan onurlu bir barış, Ortadoğu başta olmak üzere tüm Türkiye halklarına kazandıracaktır.
Bu 1 Eylül’de kalıcı bir barışın güçlü bir şekilde sahipleneceğine olan inancımızla Şimdi Barış Zamanı diyor, tüm halkları, kadınları, gençleri, işçileri, işsizleri barışı inşa etmeye ve toplumsallaştırmaya çağırıyoruz.”
Basın açıklamasının sonunda “Şimdi Barış Zamanı / Dem Dema Aştiyê Ye”, “Savaşa Hayır Barış Hemen Şimdi”, “Kadın Yaşam Özgürlük” ve “Jin Jiyan Azadî” sloganları atıldı.

Tepkiniz Nedir?
Beğen
1
Beğenme
0
Aşk
1
Komik
0
Vay
0
Üzgün
0
Kızgın
0
Yorumlar (0)